Sanat niçin ve kimler için gereklidir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sanat niçin ve kimler için gereklidir?

SANAT NİÇİN VE KİMLER İÇİN GEREKLİDİR?

Sanat insanın en hoyrat olmayan ve tek naif kalabilmiş yanıdır!

İlk insandan bu yana sanat kavramı hakkında birçok tanım yapılmış, sanatın kim için ve ne için var olduğu konusunda çeşitli düşünceler ileri sürülmüştür. Zira sanat dediğimiz şeyin ilk insandan bu yana var olduğunu, hatta insan yaşamında bir ihtiyaç olduğunu söyleyebiliriz. Bu noktada ihtiyaçtan kastım sanatın şüphesiz ekmek gibi, su gibi hayatımızın vazgeçilmez bir parçası olduğudur, olması gerektiğidir, zira günümüzde sanatın insan için bir ihtiyaç olduğunun ayırdına varamamış; makineleşmiş, ruhsuzlaşmış, yalnızca yapması gerekeni adeta bir robot gibi kodlanmış hafızasının derinliklerinden çıkarıp sadece ve sadece yapan, hissizleşmiş insan yığınlarından başka ne var etrafımızda?

İşte sanat dediğimiz kavram öncelikle birey için gereklidir. Bu makineleşmiş insan yığınlarının arasında hala “insan” kalmaya çalışan bir avuç sanatçının da yaşam hakkını daraltan bu insan kılıklı makineler ancak ve ancak sanat ile kanlanıp canlanabilir, ehlileşebilir, naifleşebilir. Bu bağlamda sanat eğitiminin amacı sanatçı yetiştirmek değil; muhatap aldığı her bir bireyin duyusal ve duygusal açlığını doyurmak, ihtiyaçlarını karşılamak olmalıdır.

Temel amacı ruhsal doyum olan sanat; insan davranışlarının temelini oluşturur. Sanat eğitimi almış bir birey ile almamış bir birey arasında hiç şüphesiz ciddi farklılıklar gözlemlenebilir. Sanat farkındalığı olan bir birey, toplumsal ve kültürel yaşamda kendine güvenen bir birey halini alacaktır. Toplumsal ve kültürel yaşamda kendine güvenen bir birey de sorumluluk sahibi, kendini iyi ifade edebilen ve üretken bir birey olacak, toplumda bir arada yaşamanın zorluklarına rağmen; hoşgörülü, karşısındaki insanın haklarına saygılı olabilme bilincini edinebilmiş olacaktır. Dolayısıyla bugünü anlayan ve geleceği anlayabilen bir toplum için her bir bireyin sanat bilinciyle eğitilmiş olması son derece gereklidir.

Sanatın kim için gerekli olduğu hususunda başlı başına birey için ve bireyin kendisi için gerekli olduğunu bir kenara koyarsak; ilk bahsedilmesi gereken kişiler şüphesiz yöneticilerdir fakat ne acıdır ki; siyaset biliminin algıları hiçbir zaman sanatsal nesnelere uzanmamıştır. Sanatçıdan siyasetçi, siyasetçiden de sanatçı olamamasının temelinde de bu yatar.

Siyasi erk -istisnaların dışında- sanatı gereksiz bulur. Bir ülkenin başbakanının bir heykele ucube demesi kadar kerih bir hadise olabilir mi? Başbakanın “Bu heykel hakkında yorum yapmak için akademisyen olmaya gerek yok.” cümlesi sanata bakış açısını acı bir şekilde gözler önüne sermektedir. A ülkesinin veya B ülkesinin başbakanı hiç fark etmez, bu bakış açısı son derece tehlikelidir. Oysa devlet adamları olayları bir sanatçı hassasiyetiyle inceleselerdi her şey daha güzel olmaz mıydı?

Devlet adamı kademesinde bir istisnadan söz etmek istiyorum; Mustafa Kemal.

 Mustafa Kemal, cephede bir gün bir “hat sanatı” yazısı ile karşılaşır. Cephede bu yazıyı kimin yazdığını soruşturur. Askeri bulur ve askere: “Neden yaptın bunu?” der. Asker: “Arkadaşlarım görsün diye komutanım.” diye cevap verir. Mustafa Kemal askere kaç senedir bu sanatla uğraştığını sorar. Asker: “Yedi senedir.” der. Mustafa Kemal yazıyı yazan askere nereli olduğunu sorar. Asker:” İstanbulluyum komutanım.” der. Mustafa Kemal “Yüzbaşıyı çağırın buraya!” der. Yüzbaşı gelir, yüzbaşıya; “Bunun sivillerini verin, gönderin İstanbul’a.” der. Asker, Mustafa Kemal’e: “Komutanım ben buraya savaşmaya geldim.” der. Mustafa Kemal: “Hadi git evine, memleketin sanata, sanatkâra ihtiyacı var, öleceksek biz ölürüz!” der.

Bulunduğu zor şartlar altında dahi sanatı koruyan Mustafa Kemal gibi liderlere ihtiyacımız var. Bu nedenle de öncelikle halkı sanata aşina hale getirmek gerekir. Halkın sanata aşinalığı da ancak eğitim ile olur ama sadece branş eğitimi ile değil; ancak ilkokuldan itibaren minik beyinlere temel sanat eğitimi verilerek bu mümkün olabilir. Henüz küçük yaşta sanat farkındalığı kazandırdığımız minikler şüphesiz geleceğin duyarlı, insani özelliklerini yitirmemiş, başkalaşmamış, duygusal ve duyusal yeterliliğe haiz yöneticileri olabilirler.

Netice itibariyle, sanat denilen mefhum insan yaşamının bir parçası değil bütünüdür, tamamıdır. Hegel:  “Sanat insan aklının ürünüdür. Kendine doğanın taklidinden başka amaçlar bulmalıdır.”der. Kesinlikle sanat insan aklının ürünüdür ama şahsi kanaatim; sanatı resim, müzik, heykel vb. branşlara ayırmadan bir bütün olarak ele aldığımızda sanatın doğanın taklidi olmaktan başka amaçlarının da olduğu çok net bir şekilde ortaya çıkacaktır. Zira sanat içsel dünyamızın dışa açılan bir penceresi olarak, kendimizi ifade etme şeklimizin tercihine göre bir şekil alıp somutlaşmasının -resim, heykel ya da bir müzik eseri gibi- yanı sıra en önemlisi bir yaşam tarzıdır, olmalıdır.

Ne zaman sanat ile iç içe geçmiş, yekvücut olmuş bir toplum oluruz işte o zaman bu topraklarda yaşamak bir ayrıcalık haline dönüşecektir ve daha keyifli hale gelecektir. Maalesef insani duyguların giderek yok olduğu; birbirini “ötekileştirmeyi” görev bilen, birbirinden her geçen gün bir adım daha uzaklaşan, hırçınlaşan, çirkinleşen, yozlaşan bireylerden ihtiva bu toplumda bir şeylerin ters gittiği muhakkak ama bu tersliği çağda aramak yerine, her birimizin ne kadar sanattan yoksun olduğumuz gerçeğinde ararsak sorunun çözümü noktasında belki bir ilerleme kaydetme şansımız olabilir. Gelecek nesillerin daha huzur ve barış içinde olabilmesi umuduyla, sanatı yaşantımızın tümüne yaymalıyız ancak bu şekilde daha sağlıklı beyinlere sahip bir toplum olabiliriz.

                                                                                                        

                                                                                                         AYÇA COŞKUN

Content Protection by DMCA.com

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

UYARI:Yorum yaparken Dikkat edilmesi gerekenler;

  • "Sanat niçin ve kimler için gereklidir?" konusuna yaptığınız yorumlar Yönetici onayından geçtikten sonra yayınlanacaktır.
  • Globalgundem.com'a yapacağınız bütün yorumlardan yorumun yazarı yani yorumu yapan kişi sorumludur.
  • Yorum yaparken dikkat edilmesi gerekenler; T.C Anayasası'na aykırı yazılar ,Bir kuruluş veya kişiye karşı yapılan hakaretli yorumlar, konusu suç teşkil eden yazılar vs. tarzda yazılar yazmak kesinlikle yasaktır. (bu tür yorum yapanların www.globalgundem.com ile alakası yoktur.)
  • "Sanat niçin ve kimler için gereklidir?" Konusunda Telif haklarını ihlal eden bir konu içeriyorsa burayı tıklayarak bize bildiriniz.
  • (*) Bu alanların doldurulması zorunludur.
  • Globalgundem.com Tüm Haklarını Saklı tutar.